O Kadar Müsait Değil ki Kalbim

Behiye Malkoc
2 min readAug 9, 2023

O kadar müsait değil ki kalbim. Taşımaya! Yorgunları, yoranları. (Şimdi burada yorganları* desem ne yersiz olur di’mi aslında olmaz, sembolik bir anlatım olur, evet bence olur. Metaforun hası olur.) Yaralarını -kendi- görmeyip başkalarınınkinin üzerine basanları, ergen halleşmelerini bitirememiş koca elli, koca ayaklı, minik frontal loblu büyükleri, farkında olmayanları, zalimleri, hasta ruhları -hasta ruh ne ya-.
Demek istiyorum ki kendini taşıyamayanları taşımaya müsait değil kalbim. Ağırlıklarımdan kurtulma yaşlarım geldi de geçiyor bebeğim.
Bir de konuşmalara müsait değil kalbim. Çok konuşmalara, kalabalık konuşmalara, dobraymış gibi yapan patavatsız cümlelere, kendi yaratılmışlığını unutup sair yaratılana püskürtülen zifoslu/cüruflu kelimelere; onları içime almaya hiç müsait değilim. Ahir zaman duam selam deyip** geçenlerin arasında olmak. Birazdan biter süre. (Bu yazı Sanal Yazı Evi’nde, Yeşim Cimcoz ile yazı buluşmaları saatinde ‘o kadar müsait değil ki kalbim’ tetik cümlesinden yola çıkarak verilen on dakikalık sürede kaleme alındı. Ya da Bu yazı Sanal Yazı Evi’nde Yeşim Cimcoz ile yazı buluşmaları saatinde verilen on dakikalık süre zarfında ‘o kadar müsait değil ki kalbim’ tetik cümlesinden yola çıkılarak yazıldı. Ya da yazıldı işte yav.) Çalan kapıya bakmaktan dura dura yazdım az oldu. Nitekim süre de bitti zaten.
Oldu.
İyi günler.

* Yorgan: Eski Türk. yoġurkan; kökü belli değildir) Yatarken örtünülen, içi pamuk, yün vb. ile doldurularak dikilmiş örtü.

** O çok merhametli Allah’ın (has) kulları; onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) “selam” derler (geçerler). -(Furkan Suresi, 63. Ayetikerimesi, Elmalılı Hamdi Yazır Meali)

--

--